Bu yazı dizisindeki amacımız; Yeni dünya düzenine uygun bir ekonomik konjonktör teorisi üretmek. Tabi bunu yaparken klasik teorilerin sağlam yanlarını alıp, yetersiz kaldıkları yönleri de değiştirerek bir sentez oluşturmaya çalışacağız.
Gayet ciddi bir teori olmasını isterdim, fakat şimdilik müsfette çerçevesinde kalmasının daha doğru olacağını düşünüyorum. Böylece gelecek yorumlardan da yararlananıp iktisadi ve idari ilimlerdeki genel kültürümü geliştirebileceğim.
Maksat: Kapitalizmin bize müthiş bir armağanı olan BORSA mekanizmasında ve Vahşi kapitalizmin üzerine tüy diktiği TÜREV piyasalarda işleyen bir model oluşturabilmek. Yani, bilgiyi paraya dönüştürebilmek.
Daha ciddi projeleri ise ileride düşünürüz artık.
Öncelikle hali hazırda kullanılan terimimiz ekonomik konjonktürün ne demek olduğu ile başlayalım. Ekonomik konjonktör; İktisatçıların sıkça kullandığı, özellikle ülkenin ekonomisinin son durumunu belirttiği iddaa edilen Reel Gayrisafi Milli Hasılatın genel durumudur.
Peki, GSMH nedir?
Wiki der ki; GSMH (Gayri Safi Millî Hasılat), bir ülke vatandaşlarının bir yıl için ürettikleri toplam mal ve hizmetlerin, belli bir para birimi karşılığındaki değerinin toplamıdır.
Formül olarak şöyle ifade edilir:
( Tarım + Sanayi + İnşaat + Ticaret + Ulaştırma, Haberleşme + Mali Kuruluşlar + Konut + Hizmetler Toplamı (Kamu ve Özel) + İthalat Vergisi+ Net Dış Alem Gelirleri ) – Yabancı Yatırımcıların Ülkelerine Gönderdikleri
Tabii Reel GSMH enflasyondan arındırılmış olarak hesaplanır.
Formülden de gözüktüğü gibi memleketteki her türlü kazanç ile yurt dışındaki vatandaşların getirdiği birikimler toplanır, yurt içindeki yabancı sermayenin bizden alıp çoluk çocuklarına gönderdiği paralar bu miktardan çıkartılır. Memleket aynen bir işletme gibi görülerek bilançodaki yıllık net gelir, GSMH olarak adlandırılır.
Gayri Safi Milli Hasıla’nın ülke ekonomisinin gücünü gösterdiği inancında olan ekonomistler; Bir takım göstergelerin iniş ve çıkışlarını çeşitli yöntemler kullanarak analiz eder ve yorumlarlar.
Nihai hedef, ekonominin şimdiki durumunu ve gelecekteki durumunu bilmek, ona göre kazanç arttırıcı stratejiler üretmektir.
Sosyal bir bilim olarak iktisat, abidik sorunları şıp diye çözerken, gerçekten önem arzeden problemlere net bir çözüm bulamadığı gibi, bu probleme de net çözümler sunmaz. Fakat, ekonomi denen mekanizma toplum psikolojisi ile tam korelasyonla çalıştığından, çoğunluğun kabul ettiği göstergeler ve yorumları ekonomi çevrelerince geçerli sayılır.
Bu göstergelerin dışındaki verilerle yapılan tahmin – analiz modelleri bu çevrelerce kabul görmeyeceğinden, muhtemelen işe de yaramayacaktır. Bunun sebebi; “Yeni Ekonomi” modelinde, piyasanın durumunu kontrol etmek zorunda olan ekonomi yönlendiricileri tarafından bilinçli oluşturulmuş indikatörler ve öğretilmiş yorumların, yine bu yönlendiriciler tarafından piyasa yapıcılıkları esnasında kullanılması gerektiğindendir.
Ekonomide gücün net göstergesi sayılan uluslararası döviz işlemlerinde veya emtia fiyatlarında oldukça önemli ve yatırımcılar tarafından sürekli takip edilen verilerin Amerikanya, Avrupa, Uzak doğu gibi ekonomik kutuplardaki önemine nazaran memleketimizde bu tür indikatörlerin değerinin; “Onlar yapıyor, biz de yapalım” seviyesinden yukarı çıkmamasının nedenlerinden en önemlisi de, henüz küresel ekonomiyi yönlendirecek güce ve donanıma sahip olmamamızdandır.
Nedir bu indikatörler?
Ekonominin durumunu ölçmek için kullanılan göstergelerin bazıları erken uyarı sinyali olarak kullanılır. Bunlara öncü göstergeler diyorlar.
Bazıları olay gerçekleştiği anda görülüyor. Bunlara da yancı göstergeler deniliyor.
Bir diğer gösterge sınıfında da herşey olup bittikten sonra sinyal oluşturuluyor. Bunlara da artçı göstergeler deyip, geçiyoruz sınıfların içeriğine.
Bir sonraki yazı; Ekonomik göstergelerin sınıfları hakkında.










26 Kasım 2009
[...] Bir önceki yazıda konjonktürün tanımını ve nerelerde kullanıldığını araştırdık. Şimdi kaldığımız yerden devam ediyoruz. ÖNCÜ GÖSTERGELER: Tüketim mallarındaki yeni siparişler, Yeni kurulan işletmelerin sayısı, Sanayii malzemeleri siparişleri, Yeni inşaat ruhsatları, Hisse senedi endeksi, Para arzı, Stoklardaki değişme, Tüketici kredilerindeki değişimler, İşletme kredileridir. Görüldüğü gibi bu göstergeler canlılığı belirtiyor. Hal böyle giderse ekonominin düzeleceği veya çökeceği umuluyor. YANCI GÖSTERGELER Ücretler, Kişisel gelir, Sanayii üretim endeksi, TEFE, TÜFEye göre Reel Kur endeksi vs. Bu göstergelerdeki değişimin ekonominin gidişatı ile eş zamanlı olması beklenir. ARTÇI GÖSTERGELER İşsizlik, Tarım dışı istihtam, Kredi hacmi, Dış ticaret dengesi, Kredi faizleri vs. Bu verilerin de ekonominin genel durumunun doğal sonucu olduğu kabul edilir. [...]